7 Mayıs 2014 Çarşamba

Kadın işçi çalışırken nelere dikkat etmeli?

İslam Dini, çalışma, işçi veya işveren olma konusunda erkekle kadın arasında bir ayırım yapmamıştır. Erkek gibi kadında ihtiyaç veya zaruret bulununca kendi yetenek ve mesleği yönünde çalışabilir.
İslam’a göre, mümin bir kadın, aşağıdaki durumlarda, gelir getirici bir işte çalışmaya zorlanamaz.
a) Evli kadının geçim masrafları kocasına aittir.
b) Kız çocuğunun geçim masrafları evleninceye kadar babasına aittir.
c) Dul kadınlar baba evine dönerse, ölünceye kadar onun geçimini sağlamak babasının, çocuklarının veya erkek kardeşlerinin üzerine vaciptir.
d) Yakınları bulunmayan kadınların geçimini, bir İslam toplumunda devletin üstlenmesi gerekir.
Hz. Peygamberimiz döneminde ev içinde gelir getirici iş yapan hanımlar olduğu gibi, şartların zorlaması sonucunda ev dışında çalışanlarda olmuştur. Nitekim Peygamberimizin hanımlarından Zeynep Bint-i Cahş ile Ümmü seleme validelerimizin evde deri işi yaparak para kazandıkları nakledilmektedir.
İslam dini kadına öncelikle annelik ve eş olma rolünü biçerken modern toplum, kadını cinsiyetten arınmış ve bağımsız bir birey olarak görmektedir. Bu sebeple günümüz toplumunda aşağıdaki şartlar bulunduğu takdirde ancak kadın çalışabilir.
a) Kadının dışarıda çalışması için zaruret veya ihtiyaç bulunması. Günümüzde geçim masraflarını karşılayacak bir yakınının bulunmaması bir zaruret sayılacağı gibi, bir doktor veya ebe hanımın maddi ihtiyacı olmasa bile çalışması toplum açısından bir ihtiyaçtır.
b) İffet güvenliğinin bulunması.
c) Tesettürlü çalışabilmesi.
d) Halvetin (kadın ve erkeğin kapalı kapılar arkasında bulunması) söz konusu olmaması.
e) Kadının fizik özelliklerine uygun iş bölümü yapılması.
f) Evli kadının çalışabilmesi için eşinin rızasının bulunması.

Bayan sekreter çalıştırmak:

Erkek bir işverenin büro veya fabrikasında bayan sekreter çalıştırabilmesi için aşağıdaki hususlara dikkat etmesi lazımdır.
a) Sekreter, aynı zamanda nikâhlı eşi veya mahrem hısımı ise bir mahzur olmaz.
b) Eş veya yakın hısımı olmayan sekreterin, gerek işveren ve gerekse yabancı erkeklerin yanında tesettüre dikkat etmesi gerekir.
c) Sekreter ile İşverenin yalnız olarak, baş başa kalabilecekleri bir ortamın (halvet) bulunmaması lazımdır.
d) İş yeri düzenlemesinde, sekreterin bulunduğu yerin topluca bayanların çalıştığı büro veya bölümle, açık bir mekânla bitişik olması,
e) İşverenin sekreter veya bayan personelle görüşmeyi ya başka birisinin bulunduğu sırada yapması ya da kapıların açık olduğu bir zeminde yapması gerekir.
Sonuç olarak, Müslüman bir işverenin yalnız baş başa (halvet) kalmaya yol açabilecek tarzda bayan sekreter veya bayan işçi çalıştırmaması gerekir. Çünkü Peygamberimiz, “Dikkat ediniz, hiçbir erkek yabancı bir kadınla baş başa kalmaz ki, üçüncüleri şeytan olmasın buyurmuşlardır.

KAYNAK:İNCEMESELELER

İHTİCAB

İHTİCAB

MISIR KADISI MERHUM CEMALEDDİN EFENDİ'NİN 1318 (1902) YILINDA MISIR'DA KALEME ALDIĞI VE KADINLARIN TESETTÜRÜ VE HİCABI İLE ALAKALI ELE ALDIĞI ESERİ.


Son günlerde sosyal medyada özellikle kadınları iş yaşamına dahil edilmesiyle alakalı olarak bir tazyik yaşanıyor. 

(http://yenisafak.com.tr/yazarlar/FatmaKBarbarosoglu/erkekler-calismasin/51644)

Dünya üzerindeki sosyal adaleti en güzel sağlayan dinimiz islam tabii ki kadının çalışmasına karşı değildir. Ama ruhsat verilen çalışma işi kadının mahremiyetini yitirmeyeceği bir çalışmadır. Mahremiyete dikkat edip erkeklerle ihtilat etmedikden sonra buna kimsenin diyebileceği birşey yoktur. Dolayısıyla meselenin çerçevesini iyi ayarlayıp güzelce tahlil etmek lazımdır.

İşte musannıf merhum tam da bu mesellerin ortasında; Avrupa devletleri tarafından öne sürülen: kadının çalışma hayatına dahil edilmemesi ilerlemenin önünü tıkamıştır. sözüne bir cevap olarak yazılmıştır.

Kitapta evvela meselenin tahlili yapılmış, daha sonra kadın ve erkek cinsinin yaratılış tahlilleri yapılmış daha sonra islam fıkhı hükümlerine göre meselenin fıkhi boyutu ele alınmış daha sonra da Avrupa devletlerinden somut rakamlarla misaller verilmiştir.



Kitapta meselenin fıkhi ve akli boyutu üslübü hakimi beyan ile ele alınmış anlaşılır bir şekilde ifade edilmiştir. Okuyacak olanların azami derecede istifadesini Cenabı Hakk'tan niyaz ederiz.....

"keşfi sitarei haya avakıbi vahime tevellüdüne bais olan zevali imana bir alamet olacağından bir kadın fazileti hayayı muhafaza da ihtimamsızlık gösterecek olursa tariki istikamet, savn ve ifafı şaşırmış olur..."

"kühl, halhal, bilezil, küpe, gerdanlık gibi zinetlerin vaki olduğu bilek, ayak bileği, topuk, baş, sadr gibi mevzilerin ayette zikredilmeyip -zinet- buyurulması tesettür ile emirde mübalağa içindir...."

2 Mayıs 2014 Cuma

YENİ KİTAPLARIM

Müslüman muhayyilesinin bugün karşılaştığı en büyük tehlike kendisini tanımlayacak kendi köklerini anlatacak kendi lisanın okuyacak kitaplarının olmamasıdır. İşte böylesine kısır ve kasır olan bir zamanda bu açlık ve açıklığımızı kapatmaya çalışıyoruz.

İşte elimize geçen okuma listemize aldığımız yeni kitaplarımız;
  1. İhticab
  2. Cevahiri İslam
  3. Cetveli Tasrifi Ef'al
  4. Gıldatül Avalim
  5. Hz. Ömer'in Adaleti
  6. Cevahiril Meknune Fi Adabizzikr
  7. Cevahiril Kelam Fi Akaidil İslam
  8. Dekaikul Mahkeme
  9. Fevaidi Etfal
  10. Cevahiril Efkar
  11. Camiül Cuma

İnşaallah okundukça sizlerle paylaşmaya çalışacağız.



KİTAP TUTACAĞI

KİTAP TUTACAĞI

Arkadaşlardan birisi kütüphanemdeki raflar için hediye olarak tutacak almak istediğini söyledi.
Ancak daha sonra kendisi düzeltti: "gerçi sizin için asıl olan; raflarda boş olan yerleri düzenlemekten öte oraları kitapla doldurmak" dedi. İster istemez hoşuma gitti yani....
İnşallah istanbul'a siparişimizi verdik 27 adet osmanlıca-arapça kitap yarın elimize ulaşacak inşaallah...


13 Mart 2014 Perşembe

MODERNLEŞME DEVRİNDE İLMİYYE


Ne gecenin uykusuzluğu, ne ilerleyen saatlerin yorgunluğu nede gözlerimin uykuya karşı direnişi mani olamıyor bu kitabı okumaya.....
Kulaklarımız o kadar çok alışmış ki son zamanlarda; Osmanlı nın kötülenmesine, medreseler hakkında  atılıp tutulmasına hatta zannedersiniz ki 17. yy dan sonra Osmanlı da medreseler iş görmedi hiç ilim adamı yetiştirmedi.
Ama bu  kitabı görünce anlıyoruz ki Osmanlı son saniyesine kadar islam medeniyetinin ilim sancağının elinde bulundurmuş, ilim hep zirvesini yaşamıştır.
Kitabı okudukça görüyorsunuz ki: (...görmek istiyorsanız kitabın tamamını okumanız lazım....)

"MEDRESELER DE TIPKI OSMANLI DEVLETİ GİBİ ÇÖKMÜŞ DEĞİL,DURDURULMUŞTUR." 

"OSMANLI DEVLET HAYATINI NİZAMLAYAN MUHARRİK UNSUR: İLMİYYE DİR." 

"OSMANLIYI SANCAK BEYLİĞİ OLMAKTAN ÇIKARARAK GÜÇLÜ VE KUDRETLİ BİR DEVLET ŞEKLİNE DÖNÜŞTÜREN ESAS GÜÇ, VARLIĞI EN BÜYÜK İBADET OLAN ADALETLE KAİM OLAN ULEMA DIR."

CEVDET PAŞA NIN  MEŞHUR TARİHİ HULEFA SI ; EHLİ SÜNNET AKAİDİNİ MUHAFAZA İÇİN YAZILMIŞTIR.

...

6 Mart 2014 Perşembe

ÇOK CAHİLSİN

-Tarihçi İlber Ortaylı ile alakalı internette dolaşan capslerden birisi-

4 Mart 2014 Salı

SEYEHAT VE KİTAP


Seyehat esnasında kitap okumanın ayrı bir yeri vardır bende. Bir ay önceki istanbul ziyareti dönüşünde Ankara'ya kadar bir kitap bitirmiş idim. Bu hafta sonu ziyaretine çıkmadan evvel ziyaretin keyfiyyetinden sonra aklıma gelen diğer soru dönüş yolunda hangi kitabı okuyacağım idi. İstanbul'a giderken de hiçbir kitap almamıştım yanıma. Belki de bu seyehatte kitap okuyup  okumama noktasında kendime tan bir güvenim yoktu.
Tam dönüş yoluna çıkacağımız sırada eskimeyecek olan dostlarımdan birisi elime bir hediye poşeti tutuşturuverdi. Kitap olduğu belliydi. Beni hemen bir heyecen sardı. Acaba kütüphanemde olan kitaplardan birisimiydi? yoksa yeni bir kitap mı?
Açtığımda gördüm ki yıllar önce kitaplığıma eklenmiş olan bir kitap. Ancak birkaç defa okumak için niyetlenip elime aldığım halde henüz okumamış idim. Demek ki su sefere kısmet dedim başladım okumaya.
Mezhepler tarihi ile alakalı orijinal malumatların olduğu değerli bir kitap. Mezheplerle alakalı çok güzel malumatlar var. Özellikle günümüzde Ehli sünnet dışı dünyayı tanımada faydası var.
Kitapta altı çizilecek birçok satırın olduğunu kitap kurtlarına belirtirim. Mezhepler tarihi okumak isteyenler için başlangıç olabilecek bir eser.
Bizimki bitmek üzere .
Yoksa siz hala başlamadınız mı?