31 Ocak 2014 Cuma

RİYAZÜSSÂLİHÎN

İmamı Nevevî'nin Rasulullahımız'ın muhteşem hadislerini topladığı kitabı olduğunu söylemiştik. Rabbimin inayetiyle 1. cildi bitirmek nasib oldu.
Musannıf merhum 1. cildi 67 bab üzere toplamış. Onları burada zikredecek değilim. Ama şunu ifade etmeliyim ki; şuurlu olmak isteyen her müslümanın mutlaka bir hadis kitabı okuması lazım geldiğini düşünüyorum.
Niçin? diye merak ediyorsanız açın Riyazüssalihin'i okumaya başlayın; kendinizi buluyor kendinize geliyorsunuz.
İlk önceleri hadisi şerifleri ayrıca yazayım diyordum ama okumaya devam ettikçe fikrim değişti.Mevlam güç ve kuvvet verse de keşke ezberlesem diyorum tüm hadisi şerifleri....

Haydi. Yoksa siz daha Riyazüssalihin'i okumaya başlamadınız mı?

30 Ocak 2014 Perşembe

İLMİN KÖKÜ

مَّا أَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّهِ وَمَا أَصَابَكَ مِن سَيِّئَةٍ فَمِن نَّفْسِكَ وَأَرْسَلْنَاكَ  لِلنَّاسِ رَسُولاً وَكَفَى بِاللّهِ شَهِيدًا

Bu gün ALİ EROL'u ziyarete gittik de öyle rivayet ettiler. Öyle buyurulmuş:  ''bu ayeti kerime ilmin kökü islam itikkadının özüdür.'' 

Nefis: ''72 şeytan kuvvetinde olup fransız çingenesinden daha aşağıdır.''

Tabii ki bu nefisle mücadele etmek de ehlinin malumu....

28 Ocak 2014 Salı

ÖZÜR BEYANI

Evvelen ve ahiren selam ve dua ile....
Uzun bir müddet -diyeceğim çünkü bazen bir hafta bile insana uzun gelebiliyor- görüşemiyoruz. İnternetin olmaması iletişim aksatıyor belli bir nokta da. Hemen interneti bulmuşken selam ediverelim dedim, her an gidebilir.
Tabi bu arada derslerin yoğunluğu vakitlerin azlığı da diğer bir sebep de olabilir.
sömestri tatiline girince bol bol görüşmek dileğiyle...

22 Ocak 2014 Çarşamba

RİYÂZÜSSÂLİHÎN


RİYASÜSSÂLİHİN

İMAMI NEVEVÎ'NİN HADİS İLMİ İLE ALAKALI KİTABI

Yoruldum artık insanlara ait mesnedsiz basit ve kıymetsiz yazıları okumaktan. Ve karar verdim; bu sene kışın kadim eserleri okuyacağım. Başta İmamı Nevevi'nin müthiş hadis kitabı olan RİYÂZÜSSÂLİHÎN. 

             Arkadaşları sokakta oynarken onu kolundan tutup oyun oynamaya zorluyorlardı. O ise  geri durarak Kuran-ı kerim tilaveti ile meşgul olmak istiyordu. Halbuki daha on yaşında idi.

İşte aşk şevk ve gayret...Sonunda da İmamı Nevevi diye Ümmet adına huccet olan dini ilimlerde bir dev olan zat çıkıyor meydana.... 



MEVLAM ŞEFAATİNE NAİL KILSIN



21 Ocak 2014 Salı

“BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM”

“Afrika’da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir, ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır.
Onlara, “Haydi, şimdi başla! Birinci olan alacak!” O an bütün çocuklar elele tutuşur, koşarlar ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.
Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu cevabı verirler;
“Biz “ubuntu” yaptık: Yarışsa idik, yarışı kazanan bir kişi olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir?
Oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik.” Ubuntu’nun anlamını açıklarlar onların dilinde:

UBUNTU: “BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM”

İMAMI GAZALİ VE EŞKİYA

İmam Gazali Hazretleri'ni herkes tanır. Anne ve babasından ayrılarak uzak yerlere giderek uzun zaman ilim tahsil eden İmam Gazali, ilmini tamamlayıp dönüyormuş. Kitaplarını, notlarını tuttuğu defterleri falan da deveye yüklemiş bir kervana da katılmış yola koyulmuştu. Yolda eşkiyalara rastlarlar. Eşkiyalar para ve kıymetli şey aramaktadırlar. Herkesi soyduktan sonra sıra İmam Gazali'ye gelir. Onun parası pulu olmadığı için devesinde bulunan kitap ve defterlerini almak isterler. İmam Gazali Hazretleri yalvarmaya başlar:
- Ne olur onları almayın. Ben onları senelerimi vererek elde ettim. Onlar sayesinde ilim sahibi oldum. Zaten sizin işinize de yaramaz.
Eşkiya reisi güler ve der ki:
- ''Sen nasıl ilim sahibisin ki, elinden defterlerin alındığı zaman sende ilim namına bir şey kalmıyor.Senden alim bile olmaz''
Böyle söyler ve onun ders notlarını geri verdirir.
Fakat, eşkiya reisinin bu sözleri İmam Gazali'ye çok tesir eder ve ilim tahsiline geri döner okuduğu ilimlerin tamamını defterlere değil, zihnine yerleştirir ve bütün dünyanın tanıdığı İmam Gazali olur. 

19 Ocak 2014 Pazar

ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ


Zeytinyağı içerisinde ne olduğu hala bilinemeyen bulunamayan bazı kimyasallar ihtiva etmektedir. Zeytin yağını zeytin yağı yapan bu kimyasallardır.
Bu kimyasallar zeytinyağını normal oda şartlarında sakladığınız zaman asırlar boyunca bozulmadan yenilebilecek evsafta kalmasını sağlamaktadır. Yani bu madde veya maddeler zeytinyağına antioxidan olarak etki etmektedirler. Zeytinyağlı sabun ise,bu maddeler dolayısı ile ciltte geri yağlandırıcı(reoily) denilen bir etki hissettirmektedir.
Her şeyin en kıymetlisi en güç ulaşılabilecek yerde olur sırrı sebebince zeytinyağını zeytinyağı yapan bu malzeme yoğun bir şekilde zeytin çekirdeğinin içerisindedir.

Bu faydayı elde etmek için ise kahvaltılarda yenilen zeytin çekirdeklerini yutmak gerekir. Yutulan Zeytin çekirdeği boğaz boşluğundan mideye girene kadar eriyen yediğimiz tek maddedir. Yani hazmı en kolay yiyecek zeytin çekirdeğidir.

Faydaları ise: ülser gastrit gibi mide problemlerini bitirdiği gibi bağırsak ve sindirim yollarını düzenler. Basur ve prostatı engeller. Ve iç organlarda oluşabilecek kanserojen hücre riskini binde birlere indirger.

Her şeyde olduğu gibi burada da az da olsa sürekli olması, gerek tuz gerekse zeytin çekirdeğini yutmak ve bunu her gün her yemekte yapmak önemlidir